Rize İlinin fındıklı ilçesinden Karadeniz’e akan Arılı ve Çağlayan dereleri ile bunların kolları üzerinden DSİ tarafından 1981 yılından sonra geliştirilen projelere bağlı olarak birtakım Hidro elektrik Santrallerinin kurulacağı yönünde çeşitli girişimler ilçemiz halkı tarafından kaygı ve tepki ile izlenmektedir.
Kaçkar Dağlarının bölgemizdeki uzantılarından kaynağını alan derelerimiz içilebilir saflıktaki suların kısa bir yolculuktan sonra Karadeniz’e kavuşturmakta ve denizlerimize can kaynağı olmaktadır. Söz konusu dereler ve bunların vadileri boyunda dünya ölçeğinde değere sahip korunması gereken bir biyolojik çeşitlilik bulunmaktadır.
Bu bağlamda yapılması düşünülen Hidro Elektrik Santrallerinin bölgenin biyolojik çeşitliliğini olumsuz yönde etkileyeceği büyük kaygılar yaşanmaktadır.
Yapımı projelendirilen çalışmalar ülkemizin ulusal ve uluslar arası düzeyde uymayı taahhüt etmiş olduğu yasalara karşı da aykırılık içermektedir. Zira ülkemizde de biyolojik çeşitliliğin yasal statüsü Anayasa, Kanunlar, Uluslar arası Sözleşmeler, Protokoller ve ilgili yönetmeliklerle belirlenmiştir.
1982 Anayasasında ‘’devletin, doğal kaynaklarının korunması ve kullanımı ile ilgili gerekli önlemleri alacağını’’ öngörmekte ve doğal kaynakların korunması ile ilgili bazı genel ifadeleri içermektedir. Örneğin 56. Maddede vatandaşların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına sahip oldukları, 63. Maddede ise kültürel ve doğal kaynakların korunmasından bahsedilmektedir.
Ayrıca ülkemizin biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik olarak taraf olduğu uluslar arası sözleşmeler;
- Kuşların korunmasına dair Paris Sözleşmesi (1966)
- Avrupa Yaban Hayatı ve Doğal Hayatın korunması ile ilgili Bern Sözleşmesi (1984)
- Akdeniz’in kirliliğe karşı korunması için Barselona Sözleşmesi (1988)
- Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunması Sözleşmesi (1983)
- Uluslar arası öneme sahip Sulak Alanlar Ramsar Sözleşmesi (1994)
- Karadenizin Kirliliğe karşı korunması için Bükreş Sözleşmesi (1994)
- Nesli Tehlikede olan türlerin Uluslararası Ticareti hakkında Sözleşme (CİTES)(1996)
- Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (1997)
- Çölleşme ile müdahale için Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (1998)
- Avrupa Peyzaj Sözleşmesi (2000) inşası planlanmakta olan santrallerin yapımı önünde ciddi engeller oluşturmaktadır.
Türkiye’de çeşitli ekosistemlerin ve habitatların bozulmasına, türlerin ve genetik çeşitliliğin azalmasına yol açmıştır. Ve açmaya devam etmektedir. Kirlilik, yabancı türlerin gelişi ve insan eylemlerinden kaynaklanan bölünmeler de ekosistemlerin ve habitatların bozulmasında yol oynamışlardır. Halen bozulmamış yapısını korumakta olan Arılı ve Çağlayan deresi vadileri söz konusu projeler ile çok büyük ölçüde tahribata uğrayacaktır.
Bölgemiz de istihdam sağlayacak alanlar oldukça sınırlıdır. Bölge insanının uzun vadede istihdamını sağlayabilecek tek kaynak bölgenin korunacak olan doğal kaynaklarıdır. Bölgemizde giderek yaygınlaşmakta olan Ekolojik Turizm bölgemizin gelecekte de yaşanılabilir bir çevre olmasının güvencesi olarak düşünülmektedir. İnşa edilmesi planlanmakta olan santrallerin bölgenin tek kaynağı durumunda olan doğal kaynaklarını geri dönülmeyecek ölçüde tahrip edileceği düşünülmektedir.
Ülkemizin ve bölgemizin geleceği açısından çok büyük değere sahip olduğuna inandığımız dahası içinde yaşadığımız bu değerlerin korunması, geliştirilerek gelecek nesillere bırakılması için derelerimiz ve kollarında doğal dengeyi olumsuz etkileyecek her hangi bir yapılaşmaya gidilmemesi için hep birlikte çalışmalı ve mücadele etmeliyiz.
Sevgi ve saygıyla
|