Fındıklı Dereleri
Fındıklı dereleri ; Kaçkar dağlarının doruklarından Marsis tepesi eteklerinden ve yaylalarının toprağındaki pınarlarından çıkan sular, damla damla toplanarak , havasını soluyup oksijence zenginleşerek , toprağıyla , taşıyla oynaşarak çağlayanlar oluşturmakta, fındıklıyı yaşanası cennet haline getiren o dünyada eşi ve benzeri bulunmayan , korunmaya ve de yaşatmaya muhtaç ekosistemi oluşturmaktadır.
Çağlayan (Abu) , Arılı ve Sümer vadilerini ayakta tutan bu derelerimiz daha doğrusu sularımızın önemi son yıllarda artmıştır.Bu havzaların önemi Kaçkarlardan doğup Karadeniz kadar akan ve dünyanın en temiz içilebilir suyunu sağlayan derelerimiz sayesinde ortaya çıkmaktadır.Bu derelerimiz , bu havzalara can vermekte ve içinde yeşilin binbir tonunu gözler önüne sermekte,endemik canlı türlerini içinde barındırmakta ,bitki ve hayvan çeşitlerini yaşatmaktadır.Bu bölgede nesli tükenmekte olan kuş türleri ,bitki türleri ve balık türleri bulunmaktadır.Ve bunlar bu bölgede yüzyıllardır yaşayan halkının sayesinde korunduğu, kültürüne yansıttığı bir gerçeğidir.
Şimdi bu vadiler üzerine barajlar yapılmak ve bölgenin ekosistemi bozulmak istenmektedir.Anayasamızda güvence altına alınan “yaşama hakkı,yaşam sürekliliği ve sürdürülebilir kalkınma “maddeleri işlevsiz mi kalacak.
Ve şimdi bu derelerimiz üzerinde daha düne kadar bir HES ve iki regülatör yapılıp su tunellerle Arhaviye akıtılması projeleri varken,bugün bu projelere dört yeni proje daha eklemlendiği görülüyor.Yarın bu sayı yirmilere çıkarsa şaşmamak gerek.
Doğu Karadeniz bölgesinde deniz alalarının Mart.Nisan ve Mayıs aylarında gelip girdiği tek dere şu an Çağlayan deresi olup oksijenli ve soğuk yarler olan yaylalara kadar çıkarak yumurtlayıp Ağustos ve Eylül aylarında geri dönerler..(daha önce Fırtına ,İyidere,Arhavi derelerine de giren ama şimdi baraj yapımı,dere yataklarında yol yapımı ve dere içinde kum,çakıl kaya hafriyat çalışmaları nedeniyle bu balıklar denizden dereye girememektedirler.Deniz alalarının Karadenizdeki tek üreme yeri Çağlayan deresi kurutulursa bu balığı internet sayfalarındamı göreceğiz. Türkiye’mizin birkaç deresinde yetişen kırmızı pullu alabalıklarımıza yaşam alanları kalabilecek mi. Yemyeşil ormanlarımız tahrip edilmeyecek mi. Bu vadilerimizde hayat bulan yabanıl hayvanlarımız ne kadar yaşayabilecekler. Fındıklı halkı içme sularını Çağlayan deresinden sağlamaktadırlar.Suların en düşük olduğu Şubat,Mart aylarında en düşük halınde oluyor ve baraj yapıldığında susuz mu kalacağız. Temmuz ve Ağustos aylarında dereler şu halınde bile yağmur yağmazsa yosun tutuyor, Birde baraj yapıldığını düşünün ,kuruyacak ve sivrisinekler üreyip insanların sağlıkları bozulacak.
Barajlar yörede yaşayan insanlara yaşamsızlık getirecek.
Çağlayan ve arılı vadileri eko turizme açılmalı,bozulmamış endemik yapısı ile son yıllarda gözde turizm olan doğa parkurları oluşturulmalı, yöreye özgü ahşap taş evleri,yemekleri,tarihi taş köprüleri,el işleri ön planaçıkarılmalı ve yöre halkının sürdürülebilir yaşam standardı yükseltilmelidir.
Öte yandan dünya nufusunun hızla artması , küresel ısınmaya bağlı ıklim değişiklikleri suyun yeryüzündeki dağılımı ve kullanım şekli su ile ilgili bir çok ciddi sorunların ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Petrol savaşlarından sonra su savaşlarımı?
Su artık geleceğimizin geleceği olmuştur. Su insan ve doğa için hayatın kaynağı gerçeğinden yola çıkarak başka enerjiler mümkün değil mi? Biraz daha düşünelim…ve ülke olarak doğru yolu mutlaka ama mutlaka bulacağız.Haydi bü ülke için biraz beyin fırtınası yapalım .görüşmek üzere...
14.04.2007
mehmetgurkan@findiklidereleri.com |