Ülkemizde bir kamu kuruluşu olarak kurulan ve taşkın koruma,sulu ziraat,enerji üretimi ve su temini gibi konuları görev edinen Devlet Su İşlerinin 55.kuruluş yıldönümü olan 27 Aralık 2007 tarihinde amaçlarının dışında çevresel yıkımlara sebep olan HES Barajlarının açılışını gerçekleştirdi.
Ülkemizin zaten yetersiz olan kaynaklarının carcur edilmesine neden olan projeler ile yandaş sermaye yaratma çabasına doğa katliamları yaratılması,bir kamu kuruluşunun amacı olmaması gerektiği herkesin malumudur.
Ülkemizin binlerce yıllık tarihi ve doğal dokusunu yok edecek projelerde ısrar edilmesi ,suyun ve çevrenin esas sahipleri olan bizlerin birlikteliğini zorunlu hale getirmiştir..Tarihi Allianoi ve Hasankeyf’de baraj inşaatları yapmak konusunda her türlü yola başvurmak,Dünyanın korunması gereken sayılı doğal alanlarından olan Munzur ve Doğu Karadeniz’in cennet köşelerini yok edecek,insanların yaşam alanlarının ortadan kalkmasına neden olacak HES ler için her türlü baskıyı yapmak DSİ’nin görevi değildir.30 km.lik vadilerde 12 adet Hidroelektrik santralı yapmak DSİ’nin çevreye ve insana bakışını ortaya koymaktadır. İnsanlara yaşam alanı bırakmayan projelere evet diyen DSİ açılışını yaptığı bu projeler ile gerçek yüzünü göstermeye devam etmektedir.
Çevre ve Orman Bakanlığına bağlı bir kuruluş olan Devlet Su İşlerinin gerçek yüzü son olarak Çayeli Senöz Vadisinde inşa edilen 2 adet HES santralında ortaya çıkmıştır.Uzundere 1 ve Uzundere 2 adı verilen 2 projeye Cevre ve Orman Bakanlığı önce CED gerekli değildir diyerek inşaatların başlamasına neden olmuş,Senöz Vadisinde bulunan köylülerin 25.06.2008 tarihinde Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’na başvurarak; “vadilerinin bitki çeşitliği, yaban hayatı, görselliği, coğrafyası, sosyal ve kültürel yapısı gibi özellikleriyle doğal SİT Alanı olarak tescil edilmesini talep etmişlerdi.
Senoz muhtarlarının bu talebini değerlendiren Kurul; “Senoz Vadisi’nde halen faaliyet gösteren taş ocakları ile yapımı devam eden HES Projelerinin vadiyi olumsuz etkilediğinden, söz konusu alan doğal SİT özelliklerini yitirmiştir” şeklinde karar vermiştir.İşte burada:DSİ’nin gerçek yüzü ve bölgemize bakışı “söz konusu alan HES Projelerinin olumsuz etkisiyle doğal sit özelliğini yitirmiştir” denilerek gösterilmektedir.
Fındıklı Derelerini Koruma Platformu olarak;vadilerimizi yerle bir eden kurumların başında olan DSİ’nin kuruluş yıldönümünü ve uygulamalarını şiddetle protesto eder,yıkıma engel olmayan kurum ve kuruluşları ortaya çıkarmaya davet ederken, doğal ve kültürel değerlerine sahip çıkan HES mücadelelerine saygılarımızı sunuyoruz..
FINDIKLI DERELERİNİ KORUMA PLATFORMU
www.findiklidereleri.com
Ekte:Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun Senöz Vadisi için verdiği karar TIKLA
|