RİZE İLİ FINDIKLI  İLÇESİ ÇAĞLAYAN KÖYÜNDE  YAPIMI PLANLANAN PAŞALAR  HİDROELEKTRİK SANTRALINE  AİT ÇED RAPORLARININ İPTALİ İÇİN AÇILAN DAVADA  BİLİRKİŞİLER;

“HAVZADAKİ DİĞER HESLER DE GÖZÖNÜNE ALINARAK
 ÇED   RAPORU YENİLENMELİDİR”

ŞEKLİNDE RAPOR VERDİ.
Değerli Basın Mensupları;

   Rize İli Fındıklı  İlçesi Çağlayan köyünde  bulunan ve ABU-ÇAĞLAYAN Vadisi olarak tanınan vadi üzerinde AYEN Enerji A.Ş. tarafından yapımı planlanıp kurulması planlanan PAŞALAR Regülatörü , HES ve Malzeme Ocakları ile ilgili olarak Rize İdare Mahkemesi’nde açılan davada mahkeme daha önce yürütmeyi durdurma kararı vermiş ve  10 Haziran 2009 tarihinde de uzman bilirkişi heyeti ile birlikte yerinde  keşif yapılmış idi.Uzman bilirkişilerce hazırlanan bilirkişi raporu mahkemeye sunulmuştur.

    Yapımı planlanan Hes’ler ; Ülkemizin cennet vadilerinden biri olup yörede yaşayan halk tarafından şimdiye kadar korunmuş ve yaylasına yol gitmeyen yeşilin bin bir tonunu sergileyen,el değmemiş yaşlı yağış ormanların bulunduğu dünyadaki önemli 200 orman alanlarından biri olduğu ,Önemli Kuş Alanı(ÖKA) Önemli Bitki Alanı’nın(ÖBK),tarihi taş-ahşap kırsal mimarisinin ve tarihi taş kemer köprülerinin  bulunduğu ABU_ÇAĞLAYAN vadisinde geri dönülmez doğa tahribatı yapacaktır. Nitekim söz konusu raporda bu hususlar teyit edilerek, bölgenin sit alanı olarak değerlendirilmesi  vurgulanmaktadır

   Yöremizde yetişen ve halkımızın temel geçim kaynağı olan çay bu sular(nem) sayesinde yaşam bulmaktadır. Bu derenin suyu,  yöremiz tarımı açısından  vazgeçilmezdir.Bu HES  yöre halkımız açısından yaşamsal öneme sahip su haklarını ihlal etmekte olup  Çed Raporu’ndaki tesbit ve taahhütlerın gayri ciddi ve yetersiz olması nedeniyle  de  tarım bitecek bizlere de göç yolları gözükecektır.

 Ayrıca  suyun çıkış kaynağı olan  orman alanlarının içinden  başlayarak ardışık olarak (birinin kuyruk suyu çıkışından diğeri başlayarakyer yer  yerleşim yerlerinin içinden de geçerek   yaklaşık 25 km’lik  ormanlık alanda boyunca devam eden proje zincirinin (şimdilik 7 adet HES ve Suyun Akman deresinden Arhavi’ye akıtılması)yöremizde  geri dönülmez doğa tahribatı ,çevre sorunları açacağı, yüzbinlerce ağacın kesilmesi sonucu  orman ekosisteminin bozulacağı ve doğaya yapacağı tahribatın boyutlarını düşünmek bile istemiyoruz.
 
Yöremizdeki tarım arazilerine,doğaya,ormana,flora ve fauna ya kısaca yaşam hakkımıza vereceğı zararları  ilgili   ve yetkililere  defalarca  anlatmamıza rağmen bir sonuç alınamamış ise de mahkemece atanan, Rize Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinden, Doç.Dr.Davut TURHAN, Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümünden Doç.Dr.Selim Latif SANİN ve Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümünden Öğretim Görevlisi Dr.Adil BİNAL olşan  uzman  bilirkişi heyeti   tarafından yerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan   30 sayfalık rapor  endişe ve kaygılarımızda ne derece haklı olduğumuz kanıtlanmaktadır.

Nitekim söz konusu  raporda ;

Hidroelektrik santralleri nedeni ile dereye bırakılacak ekolojik yaşam suyunun yetersiz olduğu,
Nihai Çed raporlarının proje başında hazırlandığı, inşaat aşaması ile verilen bilgilerin yüzeysel olduğu,
Açılacak şevlerin duraylık analizlerinin, mevcut heyelanların, sel tehdidinin, yer altı jeolojik yapı incelemesinin jeofizik veya sondaj ile belirlenmesi gerektiğinin, yapı ve yol inşaat çalışmalarının yapılacağı zeminlerin özelliklerinin deneysel olarak belirlenmesinin,

Enerji nakil hatları güzergahlarının, inşaatlarda kullanılacak  malzemenin beton agregası ve  dolgu malzemesi olarak kullanılıp kullanılamayacağının, Çed Raporu içinde verilmesi gerektiğini,
PAŞALAR Regülatörü , HES ve Malzeme Ocakları kurulmasının  planlandığı bölgenin; doğal nitelikli ormanları,geniş çayırları, meraları,mezraları  ve akarsuyun kaynak bölgelerini kapsadığı,yörenin doğal dokusunun bozulmamış olduğu, bölgenin ekolojik değerinin yüksek olduğu ve bu vadinin  1. derece DOĞAL SİT ALANI olduğu herkes tarafından bilinmektedir.

Proje alanının çok geniş olduğu, bu nedenle oluşacak çevresel etkilerin yaygın olacağını,
Bakanlığın Hes projelerindeki genel uygulamasının Proje Tanıtım Dosyası üzerinden Çevresel Etkilerin Değerlendirilmesi şeklinde olduğunu, ABU_ÇAĞLAYAN Havzasının çevresel değer taşıdığını, ekolojik duyarlılığın olduğu, klasik proje planlamasının ve çevresel etki değerlendirme yaklaşımın yöre için geri dönülemez zararlara neden olacağını,       PAŞALAR Regülatörü , HES ve Malzeme Ocaklarının yapılacağı alan sit alanı olup korunma altına alınmıştır.Bu bölge nitelikli ormanlık alan içinde olup , ekolojisinin proje başlamadan önce ekolog ve orman mühendislerinden oluşacak uzmanlar grubu tarafından incelenmelidir.

Yöreye has yağış biçimleri ,yapılacak HES’lerle ekolojik sistem tahrip edildikten sonra heyelanlar olup  doğal bitki örtüsü yok olacaktır.          İnşaat çalışmaları sırasında binlerce ton dinamit patlatılacak ve yeryüzü hareketliliği başlayacak olup kaynak suları kaybolacaktır.
Projede depolama alanları ile ilgili olarak;240 600 metreküplük hafriyatın nasıl oluştuğu belli olmayıp,geçici depolama alanları kapasiteleri ve yerleri net olarak belirtilmemiştir.Bu vadinin ekolojik özellikleri ve depolama alanlarının eğiminin çok dik olması nedeni ile vadi depolamaya uygun değildir. Çıkan hafriyat dere yataklarını dolduracaktır.            Projede toplam 33 km yol yapımı planlanmaktadır.Yol yapılacak alanda ormanlık alan, yerleşim yerleri çay ve fındık ve yaylacılık yapan yöre halkı doğrudan olumsuz olarak etkilenecektır.

Bu projede kesilecek ağaç sayısı 8 santimetreden büyük çaplı ağaç sayısı çoğu bozuk nitelikte  200 adet olarak belirlenmiştir. Bu doğru değildir binlerce ağaç kesilecektir.Kesilecek ağaç sayısı uzmanlarca titiz bir şekilde yapılmalıdır.

ABU_ÇAĞLAYAN havzasında 7 adet HES ve derenin PAŞALAR HES den sonra Arhavi ilçesine akıtılma projesi vardır.Havzanın suyu doğuş anından itibaren dere yatağından uzaklaştırılmakta olup bu havza için çok ciddi bir ekolojik yüktur.Bunu havza kaldıramaz.Bu nedenle havzada yapılması planlanan bütün HEs projeleri birlikte değerlendirilmelidir.

ABU_ÇAĞLAYAN deresi ekolojisi bozulmamış bir vadidir.ve 1. derece sit alanıdır.
Projede Enerji nakil hatları HES projesinden ayrı ele alınmaktadır.Enerji nakil hatlarını TEAŞ yapacaktır.Enerji nakil hatlarının ayrı olması çok ciddi bir sorundur.Bu hatlar binlerce ağaç kesilmesi,yeni yollar açılması,heyelanlar olması ve yangılar çıkması gibi çok ciddi çevresel zararları olacaktır.Enerji nakil hatları ve HES’lerin çevresel etkileri birlikte ele alınmalıdır.
Projenin iş ve işçi sağlığı planlaması yetersizdir.

Proje bütünü ile ilgili fırmanın yönlendirmesi ile ortaya çıkmaktadır.Proje ilgili firmanın lehinedir.Çevre ve orman bakanlığı firmaya proje tesislerinin alternatiflerini(yol güzegahi,beton,kırma eleme depolama nakil hatları v.b.gibi)için bir çalışma yapmamıştır. Ve ilgili bakanlık bu projeler için yerinde inceleme ve belirleme yapmamaktadır.

Hes alanında mezralar olup hayvancılık ve arıcılık yapan yerel halk vardır.Bu alan istimlak edilince bu faaliyetler sonlanacaktır.Halkın geçimini sağladığı Çay Fındık,kivi vb.gibi tarım HES’in mansabinda sürdürüldüğünden bu faaliyetler su kullanımı açısından olumsuz etkilenecektir.Bu konu ÇED raporunda değerlendirilmemiştir.

Çed raporunda inşaat sonrası islah çalışmaları net olarak ortaya konmamıştır.
Çed ağırlıklı olarak literatur üstüne kurulmuştur.Bu vadi ekolog,orman mühendisi,çevre mühendisi,botanikçi ve ziraat mühendisinden oluşacak bir uzman ekiple yerinde inceleme yapılmalıdır.Çed raporu bu konuda da yetersizdir.

Bu projede çed raporunda yer alan su debileri kullanıldığında dere yatağında çok önemli miktarda su azalması olacaktır.Dereden beslenen yer altı suları,dere boyunca yaşayan tüm sistemler bu değişimden korkunç derecede etkilenecektirler.Havza için can suyu miktarı ve diğer canli yaşamları için tekrar hesaplanmalıdır.

Bu projede sucul canlılar için yerinde bir çalışma yapılmamıştır.Bu vadi Doğu Karadenizdeki en önemli Balık yaşam alanlarından biridir.Dereye bırakılması düşünülen can suyu debileri balıkların yok olması demektir.

Havza boyunca yapılacak birbirini izleyen 7 adet hes ve suyun arhaviye akıtılması projesi abu-çağlayan deresi ve yan kollarının tünellere alınması ve suyun hapsedilmesi su yatağını,suyun debisini,hızını,oksijenini,ve derinliğini değiştirecek dere yatağı geçirgen olduğu için dere yatağında bırakılacak can suyu dere yatağında olmayacak  buna bağlı olarak da  canlı türleri ya yok olacak yada değişecektir.

Dere yatağındaki su miktarı sadece hidrolojik açıdan değerlendirilmiştir.Bu projenin yörede yaşamını zorlukla sürdüren halkına sosyo-ekonomik katkısı olmayacaktır.İnşaat sirasında ve sonrasında çalışacak insan sayısının ne kadarının yöre halkında olacağı belirsizdir.Bu nedenle bu proje iş potansiyeli olarak görülmemelidir.Projenin ekolojik ve sosyal kısımları raporda yer almamaktadır.

Bu projenin suyun kaynağında ve ormanlık yerde  olması nedeni ile  en büyük sorunlardan bir tanesi kum-çakıl tesislerinin işletilmesinde ortaya çıkacaktır.çed raporunda bu konu değerlendirilmemiştir. Yürütülecek inşaat çalışması HES’den sonra bütün havza boyunca  kum-çakıl ve beton tesisi suyun kalitesini tamamen bozacak,coğrafi değişiklikler,hafriyat yığınları,toz,gürültü ve heyelanlar olacaktır..Paşalar hes projesinde yapılmaması gereken en önemli uygulamalardan bir bu tesislerin kurulmamasıdır.

Mevcut yollar büyük kamyon geçişleri için uygun olmadığında yol genişlemesi yaplacağından ağaç kesimleri artacak evler yıkılacak bu konu çed raporunda yoktur.
Malzeme ocağı yeri 34358m2 olduğu ve 18000m2sinin orman olduğu belirtilmesine rağmen yapılan keşifte  ormanlık alanın belirtilenden fazla olduğu görülmüştür.
Denge bacası,cebri boru güzergahı ve santral binası yeri heyelan bölgesinde yer almaktadır.Çed raporunda bunlar belirtilmemiştir.

Raporda kaya kütle sınıflaması Granitin ve andezitin dayanım değerleri sondaj yapılmadan yapılmıştır.bunlar hep görsel olarak yapılmıştır.
Bu projede Su debileri ölçümündede hata vardır.Köprübaşı akım gözlem istasyonu 60 kotunda Paşalar regülatoru ise 887 kotundadır.Akım gözlem kotu ile regülaör arasında 827m kot farkı vardır.İkisi drenaj arasında akarsu sayısı,akarsuyun uzunluğu,yer altı suyu beslenimi ve topoğrafya açısında farklılıklar vardır.ve hesaplama yanlıştır.Regülatör alanı su debisini ölçen istasyon kurulmalıdır.

Bu proje için detaylı havza planlaması yapılmalıdır.
Bu projede Abu-Çağlayan deresinin debisin büyük bir kısmı Akman regülatörü ile vadi değişti
rerek Arhavi ilçesi Kapistre çayına Aktarılacaktır.Akman regülatörünün inşa edileceği saha ve çevreye etkisi belirtilmemiştir.

Projede Vadide koruma altında olan ve olmayan bir çok memeliler,sürüngenler,kuşlar ,Arılar vb.gibi canlılar  zarar görmeyeceklerdir ifadesi yanlıştır.Detaylı bir araştırma yapılmalıdır.

Keşfimiz sırasında yöre halkı kurulması planlanan hes’ler olumsuz baktığı gözlemlenmiştir. Bölgede halk geçimini çay,fındık,hayvancılık,kivi,arıcılık,organik Tarım ve eko turizm  yapmaktadır. HEs projesi ile bu faaliyetler etkilenecek ve oluşacak ekonomik ve sosyal zararlar belirlenerek PTD ve ÇEd raporunda yoktur ve yer alması gerekmektedir.Unutulmaması gereken nokta çeşitli tarım ve hayvancılıkla uğraşan bireyler Türkiye Cumhuriyetinin ekonomisinde ve sosyal düzeninde paydaş olduklarıdır.

Abu Çağlayan dersinde yöreye has balıklar bulunmaktadır.Ve yapılacak HES’lerle bu balıkların yaşam alanları yok olacaktır.Hes bölgesinde yoğun alabalık stokları mevcuttur.Dereye bırakılacak su mıktarı ile bu balıklar yaşayamaz.

Her HES için kendi kırma eleme tesisini kurmasının doğru olmadığını, çıkacak hafriyatın bu havzada depolanmaması gerektiğini,

Her HES’in kendi beton santralini kurmasının bir zorunluluk olmadığını, Hazır Beton ihtiyacının farklı tesislerden elde edilebileceğini,

Bu Proje içinde çevre mühendislerinin, orman mühendislerinin, jeoloji mühendislerinin, ve biyologların bulunduğu bir çevre yönetim biriminin oluşturulması
ve inşaat faaliyetlerinin, ilk günden sürdürülebilir çevresel yönetiminin sağlanması gerektiğini, bu sürecin çed süreçlerinin  olumlu sonuçlandırılması için zorunlu kılınması gerektiğini,

Bu tür projelerde bütün paydaşları memnun edecek entegre havza yönetimi ve çevre birimi gibi yaklaşımların ekonomik bir yük olarak değerlendirilmemesi gerektiğini
,

Çevre ve Orman Bakanlığınca su ihtiyaçları için benimsenen Tennant Yönteminin; sucul yaşamın içinde bulunduğu yeri, kötüden iyiye doğru gruplandırdığı  ve su miktarı hakkında daha sonra değerlendirme yaptığını, bu metot uygulanmadan önce uygulama bölgesinin sınıflandırılmasının gerektiğini, Paşalar HES için belirlenen yıllık ortalama debi oranın  yetersiz olduğunu, Tennant Metodunun yüksek ekolojik değer içeren akarsular için yıllık ortalama debinin %40 oranını öngördüğünü,

PAŞALAR Hes için bütün bir vadiyi enerji üretimi için kullanmayı planlamanın yanlış olduğunu, bu ekosistemin yöre halkı ve diğer faydalı kullanımlarla paylaşılması gerektiğini,

Bögelde de Yaban Hayatın varlığı nedeni ile yaban hayatı sayılarına ulaşılması gerektiğini, yaban hayatın HES faaliyetlerine bağlı olarak yöreden uzaklaşıp daha doğal ortamlara çekileceği yaklaşımın yetersiz bir değerlendirme olduğunu, Paşalar HES Hes’lerin bütün  dere yatağını yerleşim yerlerini de bypass edecek biçimde planlandığını, yaban hayatın su ihtiyacının bu süreçten etkilenip etkilenmeyeceğinin araştırılması gerektiğini,

Havza kalitesinin korunmasının tek yolunun bütün HES’leri ve enerji nakil hatlarını bir bütün olarak ele almak olduğunu, bu sürecin HES’lerin planlama aşamasından başlayıp, inşaat sürecinin nasıl işletileceği ile devam etmesi ve gözlemi içeren işletme süreci ile tamamlanması gerektiğini, üç aşamalı bu planlamanın Proje Tanıtım Dosyası ve ÇED Raporunda detaylı olarak belgelenmesi gerektiğini,

Bildirerek, bu değerlendirmelerin bu proje için verilen “ÇED Olumludur” kararında göz önüne alınmayan hususlar olduğunu, Çed raporunun vadide yaşanacak süreci çevresel değerler yönünden tam olarak değerlendirmediği görüşünde olduklarını bildirmişler ve Çed Sürecinin havzadaki diğer HES çalışmalarını da dikkate alarak yenilenmesi gerekir sonucuna varmışlarıdır.

Bugüne kadar HES’ler aleyhine açılan davalarda ilk defa bilirkişi heyeti “Havza Planlaması” nın gereği ve önemine işaret ederek,hesler ile ilgili ÇED dosyalarının bağımsız olarak teke tek incelenmesinin   çevresel etkilerin değerlendirilmesi açısından yetersiz olduğu yönünde görüş belirtmişlerdir.

 Yargılama Rize İdare mahkemesinde devam etmekte olup, söz konusu Hidroelektrik Santrallerine dair Çed Süreçlerinin nasıl eksik tamamlandığı ve dava açmaktaki haklılığımız artık  bizim yorumlamamıza gerek olmayacak şekilde gözler önüne konmuştur inancındayız.

Tek güvencemiz, bağımsız ve tarafsız, akla ve bilime dayalı karar veren mahkemelerimizdir.
Akla, bilime,vicdana sığmayan ve tüm Karadeniz’i Hes’lerle dolduran bu sürecin yanlışlığı daha önce alınan mahkeme kararları ile de ortaya konmuş olup, bu dayatmadan ilgili idarelerin artık vazgeçmesi gerektiği tartışma götürmeyecek kadar açığa çıkmıştır

Verilen bu onurlu mücadelede  sürecinde her türlü katkı ve desteğini esirgemeyen Fındıklı’nın yurttaşlık bilincini kazanmış bu güzelim yöre halkına , Derelerin Kardeşliği Platformu’na,Fındıklı dereleri Ankara,İstanbu ve İzmir yürütmelerine,  ismini sayamadığımız Sivil Toplum Örgütlerine,dernek ve oda temsilcilerine,basında bizlerin sesini duyuran siz değerli basın mensuplarına,bizlere maddi ve manevi desteklerini esirgemeyıp bizlere güç veren tüm hemşerilerimize  ve  yanımızda  yer alan herkese teşekkür eder kamuoyuna saygıyla duyururuz  07.12.2009

            FINDIKLI  Derelerini Koruma   Platformu

 

.

 

 

 

 

 


 

 

 


 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 



    Anasayfa
    Hakkımızda
    İletişim
    Anket
    Tavsiye Et
    Ziyaretçi Defteri
    Forum
    Resimler
    Videolar
    Radyo


    Neden İstemiyoruz?
    Deklarasyon
    Mitingler
    Harita ve Santraller
    Raporlar
    Basında Biz!
    Hukuk


    Fındıklı
    Çağlayan
    Aslandere
    Beydere
    Sümer Köyü


    Arılı Köyü-Pishala
    Başköy-Gürsu
    Yaylacılar Köyü
    Meyvalı Köyü


    28.04.07 Mitingi...
    Fındıklı Heslere...
    Örnek Likapa...


    Çay Tarımı
    Fındık Tarımı
    Kivi Tarımı
    Arıcılık
    Bağcılık
    Atmacacılık
    Yemeklerimiz
    Lazlar
    Hemşinliler
    Tulum
    Sözlük
    Yaylalarımız


Can
DÜNDAR
Derya
SAZAK
Bekir
COŞKUN
L. Doğan
TILIÇ
Mehmet
GÜRKAN
Mevlüt
GÜRKAN
C.
İLANCIOĞLU
Hüseyin
ACAR
Özhan
HANEDAR




>





    NTV
    CNN Türk
    KANAL D
    ATV
    TRT
    Show TV
    Kanal 7
    Star TV











Hosting Hizmetleri