Karlı dağlardan aldığı bol köpüklü suları soluk soluğa Karadeniz’e
taşıyan iki derenin kucağında kurulmuş şirin bir ilçedir Fındıklı.1948 yılında
Viçe olan eski adını değiştirirken dereleri ile Fındığı arasında çatallanmış
yüreği.İlçenin adı Çiftedere olsun diyenlere Fındıklı olsun diyenler galip
gelmişler.
Fındıklı adından da anlaşıldığı gibi Fındık diyarıdır aslında.Temel geçim
kaynağı çay olsa da Fındığın ayrı bir yeri vardır burada.Tarihi ve kültürel
kökleri daha derin olan fındık kendi kültürünü de yaratmıştır.
Fındığın hasat
edilmesinden başlayan ve imecelerle ayıklanması ile süren ritüeller dizisidir
Fındık.Fındığın o günlerini yaşamış olanlar o nedenle fındığı ayrı bir yere
koyarlar.”çay gibi değildir fındık.kıtlık olsa yer karnını doyurursun” diyerek bir
adım öne çıkarmayı ihmal etmezler.
Fındıklı ilçesini kendisine benzeyen diğer sahil ilçelerinden ayrı tutan ona
farklı bir değer ve güzellik katanların başında dereleri gelir.Karadeniz sahilinde
iki koca derenin bir araya gelerek kurduğu başka bir ilçe yoktur.
Her ilçenin
hemen hemen bir deresi var ama Fındıklı bu yönden bir adım öndedir
diğerlerinden. İlçe merkezinden denize akan Arılı ve çağlayan derelerinin
yanında ilçenin doğu sınırından Karadeniz’e koşan bir de Sümer deresi
bulunmaktadır.
Eşsiz güzellikteki bu derelerin vadileri derin bir görüş açısı sunar. Karlı
dağların tepelerine kadar uzanan mavi ile yeşilin binlerce tonu arasında gidip
gelen huzurlu bir dinginlik sağlar insana.Öyle bir an gelir ki temmuz ortasında
doruklarındaki karlara kadar uzanacak kadar yakın olursunuz dağlara.
Bazen
de duman gelir gri şalını örter üzerine Fındıklı’nın İlçenin kurulu olduğu üç ana derenin güneye doğru uzanan vadilerinde
ve vadi yamaçlarında 22 köy sıralanmıştır.
İlçe merkezine bağlı sekiz de
mahallesi vardır.
2000 yılı nüfus sayımına göre 16 000 civarında insan yaşamaktadır
Fındıklı’da.Bu nüfus son derece dinamik bir yapıya sahip olup kış ve yaz
aylarında değişiklikler de yaşanır.Yaz aylarında büyük şehirlerde yaşayan
Fındıklı‘lılar gelmeden edemezler memleketlerine.
Bir yandan yüzüp bir yandan
suyunu içtikleri derelerinde ,yaylalarında ve deniz kenarında yılın
yorgunluğunu üzerlerinden atarlar.Ağustos ayından sonra yaklaşık üç ay süren
Atmacacılık günleri başlar buralarda.
Birçok tepe atmacacılara mekan olmuştur
bu Karlı dağlardan aldığı bol köpüklü suları soluk soluğa Karadeniz’e
taşıyan iki derenin kucağında kurulmuş şirin bir ilçedir Fındıklı.
1948 yılında
Viçe olan eski adını değiştirirken dereleri ile Fındığı arasında çatallanmış
yüreği.İlçenin adı Çiftedere olsun diyenlere Fındıklı olsun diyenler galip
gelmişler.
Fındıklı adından da anlaşıldığı gibi Fındık diyarıdır aslında.Temel geçim
kaynağı çay olsa da Fındığın ayrı bir yeri vardır burada.Tarihi ve kültürel
kökleri daha derin olan fındık kendi kültürünü de yaratmıştır.
Fındığın hasat
edilmesinden başlayan ve imecelerle ayıklanması ile süren ritüeller dizisidir
Fındık.Fındığın o günlerini yaşamış olanlar o nedenle fındığı ayrı bir yere
koyarlar.”çay gibi değildir fındık.kıtlık olsa yer karnını doyurursun” diyerek bir
adım öne çıkarmayı ihmal etmezler.
Fındıklı ilçesini kendisine benzeyen diğer sahil ilçelerinden ayrı tutan ona
farklı bir değer ve güzellik katanların başında dereleri gelir.Karadeniz sahilinde
iki koca derenin bir araya gelerek kurduğu başka bir ilçe yoktur.
Her ilçenin
hemen hemen bir deresi var ama Fındıklı bu yönden bir adım öndedir
diğerlerinden.İlçe merkezinden denize akan Arılı ve çağlayan derelerinin
yanında ilçenin doğu sınırından Karadeniz’e koşan bir de Sümer deresi
bulunmaktadır.
Eşsiz güzellikteki bu derelerin vadileri derin bir görüş açısı sunar. Karlı
dağların tepelerine kadar uzanan mavi ile yeşilin binlerce tonu arasında gidip
gelen huzurlu bir dinginlik sağlar insana.Öyle bir an gelir ki temmuz ortasında
doruklarındaki karlara kadar uzanacak kadar yakın olursunuz dağlara. Bazen
de duman gelir gri şalını örter üzerine Fındıklı’nın .
İlçenin kurulu olduğu üç ana derenin güneye doğru uzanan vadilerinde
ve vadi yamaçlarında 22 köy sıralanmıştır.İlçe merkezine bağlı sekiz de
mahallesi vardır.
2000 yılı nüfus sayımına göre 16 000 civarında insan yaşamaktadır
Fındıklı’da.Bu nüfus son derece dinamik bir yapıya sahip olup kış ve yaz
aylarında değişiklikler de yaşanır.Yaz aylarında büyük şehirlerde yaşayan
Fındıklı‘lılar gelmeden edemezler memleketlerine.Bir yandan yüzüp bir yandan
suyunu içtikleri derelerinde ,yaylalarında ve deniz kenarında yılın
yorgunluğunu üzerlerinden atarlar.Ağustos ayından sonra yaklaşık üç ay süren
Atmacacılık günleri başlar buralarda. Birçok tepe atmacacılara mekan olmuştur
bu aylarda.Geleneklerin hızla yok olduğu günümüzde inatla sahip çıkarlar bu
geleneğe .
Fındıklı ilçesi doğal güzelliklerinin yanında tarihi ve kültürel değerleri
açısından da son derece zengin kaynaklara sahiptir. Bu kaynaklardan en
önemlisi ilçemizin ihtişamlı geçmişinin de bir nişanesi sayılabilecek sivil mimari
yapılardaki zenginliktir.
Başta Çağlayan dersi vadisi olmak üzere Arılı ,Çınarlı
ve Sümer dersi vadilerinde son derce iyi korunmuş zengin bir kültürel geçmişe
sahip mimari eserler bulunmaktadır.
Bunların yanında günümüz insanının kolaycılığı,özensizliği, bilgisizliği ve imkansızlığı gibi sebeplerin ortaya çıkardığı
tahribattan da söz etmek gerekir. Büyük emeklerle,tarifsiz zorluklarla inşa
edilmiş dev konakların çürümeye terkedilmişliği,kırılan dökülen yerlerinin
alelusul onarılması ,bilinçsiz eklemeler gibi sebepler en değerli kültür
varlıklarımızın tahribatına yol açmıştır.Değişen yaşam koşulları nedeni ile
gereksiz gibi görülen serenderlerin sökülüp doğmadıkları şehirlere
nakledilmeleri,kimilerinin bulundukları yerlerde göz göre göre çürütülmeleri
hepimizin yakından şahit olduğu gerçeklerdir.
Zamanında hemen her ailenin ortak olarak veya bireysel olarak sahibi
bulunduğu sanat eseri değirmenlerimiz görmeğe değerdir.
Derelerimizin üzerine birer gerdanlık gibi geçirilmiş olan taş
köprülerimizin bir başka güzelliktir
İlçemizin vadilerinin doruklarına doğru uzandığınızda tüm doğallığı
ile sizleri karşılayacak çok sayıda yayla bulunmaktadır.
Bu yaylalardan hemen
hiçbirine bugün araba yolu ile ulaşım sağlanamamaktadır. Bu durum bir
dezavantaj gibi görünse de aslında iyi değerlendirildiğinde ilçemiz için henüz
kullanılmamış bir şanstır.
İlçemizin yaylalarından hiçbirine araba yolu ile henüz
ulaşım imkanının bulunmaması buraların çarpık yapılaşma ile tahrip olmasını
büyük ölçüde önlemiştir.Ancak günümüz insanı her yerde olduğu gibi artık
yaylalarına araba yolu ile ulaşım sağlanmasını istemektedir.
Hem turistik hem
de hayvancılık amacı ile ulaşım kolaylığı sağlanacak yaylalardan daha çok
istifade edilebileceği düşüncesi yaygınlaşmıştır.
Bu durumda doğal kaynaklara
minimum ölçüde zarar verecek yolların planlanarak uygulamaya konması
,çarpık yapılaşmayı önleyecek bilinçlenme ve hukuki düzenlemeleri
geciktirmeden uygulamaya koymak kaçınılmaz bir durumdur.
Bölgemiz dünyada giderek terk edilen kitle turizmi açısından zengin
kaynaklara sahip değildir.Esasında kitle turizmi etkinlikleri yörede yaşayan
yerel halkın ekonomik kalkınmasında çok büyük katkılar sağlamamaktadır.
Bu
nedenle son yıllarda ekolojik turizm adı verilen yeni bir turizm modeline ağırlık
verilmektedir.Bu model kaynakların uzun süreli ve sürdürülebilir şekilde
kullanılması prensiplerine dayanmaktadır.Kitle turizmi yerine küçük gurupların
doğa içerisinde,doğal kaynaklara zarar vermeden onlardan yaralandırılmasına
çalışılmaktadır.Bu anlamda ilçemiz son derce zengin kaynaklara sahip
bulunmaktadır.
Dev oteller, restoranlar ve turistik tesisler yerine doğa ile
uyumlu,onun bir parçası kadar bütünleşik dolma taşlı evlerimizin pansiyon
olarak ele alınıp düzenlenmesi halkımızın turizmden doğrudan pay almasına
imkan sağlayacaktır.
Her vadide belirlenecek birkaç ev ile başlayacak bu süreç
yenilerinin eklenmesi ile hızla elişecektir.Böylece hem mimari yapılarımız
korunmuş hem de bu eşsiz kaynaktan insanımızın gelir elde etmesi
sağlanabilecektir.
İlçemiz kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Karadeniz Teknik
Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ve İlçemiz Halk Eğitimi Merkezi müdürlüğünün
birlikte hazırlayarak uygulamaya koyduğu “Doğu Karadeniz’de Kırsal
Mimariye Restorasyon Elemanı Yetiştirme Projesi “2008 yılı ocak ayı itibari ile
uygulamaya konacaktır. 51.429 Avro’luk proje bütçesinin %90 lık dilimi
Avrupa Birliği Hibe programlarından karşılanacaktır.
Bu proje ile ilçemizde
ikamet eden 30 kişilik kursiyer gurubuna Kırsal Mimari Yapıları için
Restorasyon eğitimi verilecektir.Uygulamalı ve teorik bölümlerden oluşan bu
eğitim ile yetiştirilecek olan kursiyerler bölge düzeyinde istihdam olanaklarına
kavuşacakları gibi sahip olduğumuz eşsiz mimari yapılarımızın da
restorasyonu için iş gücü sağlanmış olacaktır.
Çağlayan vadisinde yine Ab
fonlarından destekli; çay,kivi,fındık ve arıcılık dallarında Organik tarım
projeleri yaşam bulmaktadır
İlçemizin sahip olduğu eşsiz kaynaklardan biri olan derelerimiz ve bunları
besleyen küçük akarsularımızdır.
Endemik balık türlerinden biri olan Deniz
alaları mart-Nisan aylarında üreyebilmek için Çağlayan ve Arılı derelerine
girerek soğuk ve bol oksijenli vadi içlerinden yaylalara yolculuğu ve yumurta
bırakmaları ve ardından tekrar aynı yolu takip ederek büyük denizlere
dönmeleri kıskanılacak gibidir. Ve bizim yine yöreye has kırmızı benekli
alabalıklarımızın bolca bulunduğu derelerimizdir.
VE HESLER;
Fındıklı’da yaşam normal olarak devam ederken Fındıklı’da yaşayanlar
bir sabah uyandıklarında HES’lerle karşılaşırlar ve hesleri tanıma süreci
başlar.Çağlayan vadisinde 6,Arılı vadisinde 4 hes olacak olması ve hiçbir
yetkilinin hesleri yöre insanına anlatmaması önce insanlarda tedirginliğe yol
açtı.
Neler oluyordu.Yüzyıllardır yaşadıkları yerler kendilerine bir şey demeden
bozulacaktı. insanlar Ocak-Şubat 2007 de artık hesleri konuşur olur.
Bilim
adamları ile konuşulur,bilgiler alınır.ve hes lerin yararı-zararı,iyi olur,kötü
olur,biz yapalım,ortak olalım vb.gibi konuşmalar sonrası HES’ler nedir ?
anlaşılır.
Bu konuda bir Platform kurulması kararlaştırılır.
HES ETKİNLİKLERİ:
1- Platform girişimcileri oluşturulmuştur.
2- Fındıklı’daki bütün Siyasi partilerimizle, 22 köy ve 8 mahalle
muhtarlarımızla ,Sivil toplum örgütleri ve Demokratik Kitle Örgütleri ile
toplantılar düzenlenmiştir.
3- Toplantılarda heslerin bu vadileri yok edeceğini ve doğrudan yada dolaylı
yöre halkına bir maddi ve manevi katkı sunmayacağı , yarardan çok
zarar getireceği ,bölgenin turizm ile çok daha iyi kalkınacağı
vurgulanarak katılımcılar platform oluşturulması kararı alarak ,Fındıklı
dereleri Koruma Platformu oluşturulmuştur.
4- Fındıklı dereleri Koruma Platformu 22 Mart 2007(Dünya Su Günü)
tarihinde yaptığı Panelde bir deklarasyon yayınlamış ve yayınlanan
deklarasyon Tüm siyası parti,Muhtarlar ve Muhtar Derneklerince, STÖ
ve DKÖ ‘lerce imza altına alınarak bu deklarasyon Fındıklı halkına
duyuru amaçlı bildiri şeklinde dağıtımı sağlanmıştır. Deklarasyon ;
bölgemizin bir turizm bölgesi olduğunu ,yörede yaşayan insanların hes
istemediğini, hesin bölgemizin geleceğini yok edeceğini dile getirerek
heslere hayır,eko turizme evet mücadelesini sürdürmesi kararlaştırmıştı.
5- Yöremize hiçbir katkı sunmayacak heslere karşı mücadele için bilgilenme
ve aydınlanma çalışmaları ve toplantılar yapılmaya başlandi.
6- 22Mart-12 Nisan 2007 tarihlerinde 9 köy toplantısı düzenlendi.Vadi
köylerinde yaşamını bin bir zorlukla sürdüren halkın çoğunluğu bu
hesleri istemediğini ve bunun için mitinler yapılması gerektiğini kararı
verildi
7- İmza kampanyası açılarak İki günde toplanan 2555 imza ekinde
DSİ’ye,Çevre ve Orman Müdürlüğüne dilekçeler veridi.
8- Miting için bildiriler dağıtıldı,Fındıklı ve köyler pankart ve afişlerle
donatıldı.
9- 12 Nisan 2007 tarihinde binlerce Fındıklı insanı HESLERE HAYIR
mitingi yaparak sesini duyurmaya başladı.
10- Yöremizin yetiştirdiği bir milletvekilimiz TBMM’ne heslerle ilgili
yazılı soru önergesi verdi.
11- Yerel ve Ulusal yazılı basında yer aldı.
12- Fındıklı dereleri artık KaradenizTv,YolTV,NTV,KaçkarTV,ÇayTv,
,Kanal Avrupa,TRT 3,TRT Gap Tv’lerde çıktı..Yazılı ulusal gazetelerde
yer aldı.
13- Belgesel filmler çekildi.
14- 28 Nisan 2007 ‘de İstanbul’da düzenlenen çevre Mitingine katılındı.
15- Bilgilendirme köy toplantıları tekrar yapıldı.
16- Arılı köyünde Kavak dibinde şenlik yapıldı
17- Aslandere köyünde binlerce kişinin katılımı ile şenlik yapıldı.
18- Ayen Enerji A.Ş.ve Yetkililerce Aslandere köyünde PAŞALAR
HES VE REGÜLATÖRÜ için halkı bilgilendirme toplantısı yapıldı ve
Yüzlerce köylü kesinlikle HES istemediklerini haykırdı.
19- ÇED süreci devam ederken , tamamlanmadan Paşalar hes için 49
yıllığına Ayen A.Ş.’ne su kullanım hakkı ve üretim lisansı verilmesi
üzerine hukuksal zeminde Avukatlarca EPKD ve DSİ mahkemeye
verildi.
20- ÇATAK HES ve REGÜLATÖRÜ Zeki Enerjiye SU kullanım hakkı
ve üretim lisansı verilmesi Fındıklı’da tepkiyle karşılaştı.
21- Sırada yöre halkına hiç sormadan fizibilite çalışmaları devan eden
iki vadide onlarca hes çalışmaları yangından mal kaçırırcasına devam
etmektedir.
22- Bu gelişmeler karşısında yöre halkı vatandaş Mustafa film galasını
27/02/2008 tarihinde Fındıklı’da yapacak.
23- 28/02/2008 günü Fındıklı’da” HES’lere HAYIR.EKO TURİZME
EVET” mitingi yapılacak.
FINDIKLI DERELERİ KORUMA PLATFORMU